Çıplak Ayakla Koşu

Ritim Blog’a artık kendi adresinden ulaşılıyor. Bu yazıya yeni adresi olan aşağıdaki bağlantıyı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

https://ritimblog.com/2011/03/30/ciplak-ayakla-kosu/

Yorum bırakın

22 Yorum

  1. kcresidence

     /  31/03/2011

    Sevgili Mert, bence ayakkabıları sakatlığa karşı ne bir çare ne de bir çözüm olarak görmeliyiz (aynı sonuca senin de ulaştığını hatırlıyorum). Ayakkabıdan bağımsız, koşu bile o kadar geniş bir kavram ki… koşulan yer, haftalık mesafe, hız, hedefler… Bu geniş kavrama bir de anatomik farklılıklar ve koşu stillerinin kattığı çeşitliliği eklediğimizde çok ciddi sayıda olasılıklar ortaya çıkıyor. Dolayısıyla biri için çıplak ayak uygunken diğeri için pahalı, destekli ve yastıklı ayakkabılar uygun olabilir. Bence teknoloji doğru yönde ilerliyor, ayakkabı üreticilerinin de, çıplak ayak koşanların da haklı olduklarını düşünüyorum, biri diğerinden daha doğru değil.

    Ayak bakımına azami özen gösteren, sürekli kremli, pedikürlü ayaklara sahip birinden çıplak ayak koşmaya heves etmesini bekleyemezsiniz. Çıplak ayak demek, ayağın altının -topuktan parmak uçlarına kadar- bir süre sonra kösele gibi nasır bağlaması demek… Aynı bir flamenko gitarcısının el parmaklarının ucu gibi…

    Bunun yanında coğrafi koşullar da çok önemli. En büyük zevki dalga sörfü yapmak olan birinin tercihi belki de her zaman kumsallarda yalınayak koşmak olacaktır… Ekvator kuşağında yaşayanların ayaklarını ayakkabılara esir etmek kolay değil 🙂

    Kısacası, koşu her zaman güzel, ayağımızda ne olursa olsun, birşey olmazsa da olmasın 🙂 Yeterki “ayağımızı kabına göre uzatalım” ve ona uygun stilde koşmaya özen gösterelim. Daha doğrusu koşu stilimize uygun ayakkabılar alalım… ya da her ikisi de :))

    Cevapla
  2. Suna

     /  04/04/2011

    Güzel ve ayrıntılı yazı için çok teşekkürler Mert. Ben bu konuların hiçbirini bilmeden bir gün sahilde koşarken ayak izlerime bakarak hayret etmiştim çünkü hep ayağımın ön tarafına basmışım. Daha sonra yalın ayak koşu bağlamında heel-strike, fore-foot strike konularını okuyunca bu izlerin ne anlama geldiğini anladım. Yani ben ayakkabılarımı çıkarır çıkarmaz “doğru” koşmaya başlamışım. Ama dediğin gibi temkinli olmakta fayda var. Ben minimalist ayakkabı ile koştum çok da rahat ettima ama yine minimalist ayakkabı ile de sakatlandım 😦 Yani bu da çare değil gibi görünüyor. Gerçi tamamen barefoot ayakkabı denemedim henüz, belki onun zamanı gelmiştir…

    Cevapla
  3. Serdar

     /  20/05/2011

    Aslında tek suçlu ayakkabı olmayabilir. Bence koşulan zemin de önemli. O ayak anatomisi dümdüz beton zeminde koşmaya değil, doğal toprak-çim zeminde koşmaya müsait. Çok sert asfaltta koşmakla bozuk, eğri-büğrü, toprak zeminde koşmak çok çok farklı.
    Diz sakatlığından çok çektim. Ağrı-acı değil çektiğim ama bir yarışmaya hazırlanıp zamanı gelince evde şişmiş dizle oturmak moral olarak ciddi çökertiyor insanı. (Kaçırdığım 2. yarışın sebebi diz değildi, hoş, dizim şişmişti ama koşabilecektim, o ayrı)
    Sonuç olarak, biraz ayakkabıları ama daha çok zemini suçluyorum.

    Cevapla
  4. sjkjj

     /  08/07/2011

    Öncelikle Çok detaylı ve açıklayıcı bir yazı olmus, tebrikler.
    vibram five fingers barefoot teknolojisi ile üretldiği için koşarken ya da diğer aktivitelerde -korunaklı olarak – yalın ayak hissini yaşatıyor.
    http://www.vibramfivefingersturkiye.com sitesinde her tür spor aktivitesi için üretilmiş farklı five fingers modelleri mevcut. Ürünleri satın almak için de http://www.efreeshop.net adresi Türkiye distribütörünün resmi satış sitesi olduğu için %100 güvenilir.

    Cevapla
  5. Huseyin Uygunpolat

     /  21/11/2011

    selam. bu konu gercekten cok ilginc. ben de cok arastirdim, ulasabildigim kaynaklarin tamamini okudum. iste vardigim sonuc: sakatliklari onlemede kosu teknigi en onemli etken. ayakkabi ise teknigi daha dogru uygulamaya destek olan bir etken. Bu tabi benim vardigim sonuc.
    Sizin de bahsettiginiz gibi dogru kosma teknigi olduklari ileri surulen metotlarin bir cok ortak ozellikleri var:
    – Sirti dik tutma,
    – Omuzlar gevsek ve hafif geride,
    – Adimlar kisa,
    – Ayagin on, en kotu orta kismina dusme,
    – Ayak bileginin dizi duseyde kesinlikle gecmemesi,
    – Adim atarken parmaklarla itme yerine ayagi bacak kaslarini kullanarak ileri atma
    gibi..
    ben bunlarin tamamini asics gel nimbus 13 ayakkabi giyerken uygulamaya calistim ve basarili oldugumu da dusunuyorum. Kosarken teknige konsantre olup, herseyi dogru yapmaya calistim. Bir sure sonar ayni mesafede hem daha az yorulup hem de daha iyi bir sure tutturmayi basardim. Bu sure icerisinde 2 defa diz sorunu yasadim, birisi hafif digeri biraz daha agir olmak uzere. Agir olana, runner’s knee dedi doktor ve 12 gun dinlendirdim bacaklarimi.
    Daha sonra ciplak ayakla kosma konusunda okuduklarimdan etkilendim ve merrell trail glove aldim bir cift. Once ayakkabiya uyum saglama donemi oldu, cunku ilk basta gercekten cok garip bir his. Biraz alisinca ayagin on kismina dusme konusunda daha az efor sarfettigimi farkettim, boyle olunca adim sikligi da kendiliginden artti. Fakat alt baldirlarda agrilar basladi. Bunun cok yaygin oldugunu ogrendim. Sebebi ise, yillardir topuklu ayakkabi giymekten alt baldir ve asil tendonunun dogal halinden daha kisa hale donusmesi. Ve bir anda minimalist ayakkabiya donunce baldir buna isyan ediyor tabii. Fakat bud a kisa surdu ve gecti. Simdi gayet memnunum bu ayakkabidan ve eskiye gore teknigimin daha iyi olduguna eminim.
    Iste bu tecrubeye dayanarak sakatliktan korunma ve daha verimli kosmada, teknigin ana unsur, ayakkabinin ise yardimci ama oldukca onemli bir yardimci unsur oldugunu dusunuyorum. Minimalist bir ayakkabinin oldukca isime yaradigini gormus biri olarak, ciplak ayakla kosmanin cok daha dogru, dogal ve faydali olacagina inaniyorum. Milyarlarca dolar yatirim yapip, milyarlarca dolar kar elde eden ayakkabi firmalarinin bunu kotulemesi ve karalamasi cok dogal tabii.
    Konuyla alakalai olarak born to run yazari McDougall’in New York Times’ta yayinlanan soyle bir makalesi var.
    http://www.nytimes.com/2011/11/06/magazine/running-christopher-mcdougall.html?_r=2

    Cevapla
  6. The Chiosrunning club in collaboration with RUNNER magazine announces
    “1st Half Marathon in Chios Greece, the island of mastic gum”

    A Half Marathon (21.100 m) and 10,500 meters run/walk for adults and a 1500m race for children (free of charge)

    The intention of these two bodies is to organize each year a race in late
    summer.

    Information and registrations: http://2012.chiosrunning.gr & http://www.chiosrunning.gr

    Cevapla
  7. faruk

     /  05/08/2012

    ben bir çok at tanıdım hepsinin ayakalarında demir ayakkabılar var ve tanıdığım hiç bir at spor ayakkabı giymez:) ama binlerce km koşarlar ve sakatlanmazlar.

    Cevapla
  8. Şu aralar ayakkabı araştırıyorum. Sizin bloğunuzdan ve diğer koşuyla ilgili sitelerden edindiğim bilgilerle nelere dikkat etmem gerektiği konusunda fikirlerim oluşmaya başladı. Ancak bu yazıyı okuduktan ve youtube’dan izlediğim videolardan sonra barefoot ayakkabılara yöneldim. Koşuya yeni başladım. Koşu formuma forefoot strike’ı katmaya çalışıyorum. Çıplak ayakla forefoot uygulamak çok basit oluyor. Ama şuan kullandığım heel profili yüksek olan ayakkabımla uygulamakta zorluk çekiyorum. Sizin barefoot ayakkabılarla tecrübeniz var mı? Bu konuda bana katkı sağlar mı? Ayrıca barefoot ayakkabıları seçerken nelere dikkat etmeliyiz?

    Cevapla
    • mertderman

       /  23/12/2012

      Merhaba… Aslında “barefoot ayakkabı” biraz çelişkili bir kavram. Biliyorsunuz “barefoot” çıplak ayak demek. Bu çelişkili durumu ortadan kaldırmak için minimalist ayakkabı kavramınu kullanır oldu insanlar. Ben de sizin sorunuzu minimalist ayakkabı olarak algılıyorum. Şurada yazdığım gibi (http://kosugazetesi.com/?p=1069) minimalist ayakkabıları 3 kategoride düşünüyorum. (1) Topuk farkı sıfır olan ve hiç yastıklaması olmayanlar, (2) topuk farkı sıfır olan ama bir miktar yastıklamaya sahip olanlar ve (3) topuk farkı çok az yani 0-6 mm arası olan geçiş ayakkabıları. 3. kategori ile epey km yaptım diyebilirim. Hatta hala ağırlıkla bu tipte ayakkabılar kullanıyorum (Kinvara 3 gibi). Son dönemde 2. kategoriden ayakkabıları da koşularıma kattım. Bunlara örnek Merrell BareAcess’i verebilirim. Bir süre sonra da 1. kategoriyle de km katetmeyi düşünüyorum. Böylece yavaş ve sakatlıktan uzak bir geöiş yapacağımı düşünüyorum. Yazları çok az da olsa tamamen çıplak ayakla da koşmaya çalışıyorum.
      Ayaklarınızı güçlendirmeye hem neden hem de sonuç olacağı için bence fayda sağlar. Ayak kaslarınızı güçlendirmek için destekleyici çalışmalar da yapmalısınız. Denge çabası içeren statik duruşlar örnek verilebilir. Veya ayak parmaklarınızla küçük taşları alıp biraz ileri koymak gibi egzersizler işinize yarar.
      Son sorunuz için ise yukarıda linkini verdiğim yazı ipuçları içeriyor sanırım.

      Cevapla
      • evet tam olarak 1. kategoriye giren minimalist ayakkabılardan bahsediyorum. yani ayağı sadece yoldaki tehlikelerden korumaya yarayan ayakkabılar. çünkü yastıklamalı ayakkabılarla koşu ve çıplak ayak koşusu arasında net bir şekilde fark var. cevabınız için teşekkürler.

  9. citysenyorita

     /  17/02/2013

    Çocukluğumda ve ergenliğimde uzun süre halk oyunları oynadığım için ve topukla ya da tabanla sıçramanın ve ilerlemenin kesinlikle yasak olduğu öğretildiği için ne zaman koşsam alışkanlık olarak önce parmak uçlarımı basarak koşuyorum. Beni koşarken izleyenler karınlarını tutarak güldükleri ve koşuşuma “Hülya Koçyiğit koşuşu” dedikleri için insan içinde koşamaz olmuştum. Şimdi böyle diyenlere verilecek cevabım hazır 🙂

    Cevapla
  10. ibrahimbol

     /  17/10/2014

    Merhaba Mert bey;

    Bu yazınızı Yurt dışındayken okumuştum ve denemek istemiştim. Fakat orada ormanlarda bu biraz sıkıntılı olabilir diye dönünce denemeye karar verdim. Ve sonuç şu; diğer bütün faktörler aynıyken ayakkabıyla 6-7 dk koşamayan ben (daha yeni başladığım için), Türkiye’de aynı alanda çıplak ayakla 20 dakikadan fazla koştum ve inanılmaz bir şekilde hiç yorulmadım. Ne bacaklarım ne de nabzımda anormal bir durum olmadı. Ve tabii ki bu şekilde koşmayı sürdürüyorum. Yazınız çok harika olmuş. Tekrar teşekkürler.

    Cevapla
  11. Yok arkadaş ben bırakıyorum koşuyu, birisi diyor ben hiç koşmadım sonra koşmaya başladım 20 dk koştum yorulmadım bir diğeri diyor ben hayatımda koşmadım ama parmak ucu ile koştuğumu farkettim, bir diğeri de yeni başladım koşmaya ve hiç sakatlanmadım. Anlayamıyorum arkadaş sizde Süper siniz benmi eziğim. 20 sene sigara içtim, sigarayı bıraktım koşmaya başladım 1 k şöyle dursun 100 m koşamadım başta 6 aydır koşuyorum ( pek bi düzensiz ama olsun ) hala 500 m yi geçemedim geberiyorum 2 kere sakatlandım. Bırakıyorum arkadaş ben bu işi 😦

    Cevapla
  12. ogün güneş

     /  02/06/2017

    Çok güzel bir yazı, konu hakkında nette bulabildiğim en kapsamlı yazı

    Cevapla
  1. 2011 özeti ve 2012′ye bakış « Ritim
  2. Bölüm 8 – Çıplak Ayakla Koşu « Koşturmaca
  3. Kafa karıştırıcı bir durum « Ritim
  4. Merrell Bare Access İncelemesi « Ritim
  5. Saucony Virrata İncelemesi | Ritim
  6. Malum minimalist ayakkabı konusu | Ritim
  7. Koşu Ayakkabısı Seçimi | Ritim
  8. En kuvvetli antioksidan “Topraklama” | İnsan ve Kainat

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: