Black River Run 100 mil yarış raporu

Ritim Blog’a artık kendi adresinden ulaşılıyor. Bu yazıya yeni adresi olan aşağıdaki bağlantıyı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

https://ritimblog.com/2016/09/28/black-river-run-100-mil-yaris-raporu/

Yorum bırakın

18 Yorum

  1. Taner KIRBAÇ

     /  29/09/2016

    Tebrikler Mert. Çok güzel bir yazı daha, kalemine sağlık.

    Cevapla
  2. m.sadık pöhrenk

     /  29/09/2016

    Mert bey gıpta, imrenme ve gururla okudum yazınız; tek kelimeyle muhteşemsiniz…

    Cevapla
  3. Tek kelime ile harikulade, hedefler başarmak içindir, çook güzel bir tecrübe olmuş, yazı da tam anlamıyla o anları yaşatıyor tebrikleer.

    Cevapla
  4. Harika bir rapor, tebrikler!!

    Cevapla
  5. Yazı ve yapılan iş çok iyi. Farklı bir vizyon açıyor bizlere. Ellerine sağlık.

    Cevapla
  6. Ersin Dişli

     /  01/10/2016

    Tebrik ederim. Başarılarınızın devamını dilerim 👍👏

    Cevapla
  7. Mehmet Ali OK

     /  02/10/2016

    Tebrikler. Çok güzel ve teşvik edici bir rapor 🙂

    Cevapla
  8. Oğuzhan Emre Singer

     /  05/10/2016

    Ellerine ve ayaklarına sağlık. Güzel bir deneyim ve yazı olmuş. Tecrübelerini merak ediyorum kafamda bazı sorular var. Verdiğin bilgiler doğrultusunda ortalama peys 6.53 çıkmış ama hiç bir turu bu peys ile geçmemişsin.
    Acaba tüm turları 6.45 ile geçseydin daha mı ekonomik olurdu? Performansın daha yüksek olur muydu? Yoksa bu kaçınılmaz son mu ne kadar yavaş başlasak da düşüş kaçınılmaz mı.
    Yarışın sonlarına doğru nabzın ne durumdaydı? Verilerin yok ama hissedilen normale göre yüksek miydi?
    Bu gibi yarışları hazırlanırken, yarışırken ve yarıştan sonra kendini sakatlıktan nasıl koruyorsun?

    Cevapla
    • mertderman

       /  08/10/2016

      Teşekkür ederim. Elimden geldiğince yanıtlamaya çalışayım.

      Soru: Acaba tüm turları 6.45 ile geçseydin daha mı ekonomik olurdu? Performansın daha yüksek olur muydu? Yoksa bu kaçınılmaz son mu ne kadar yavaş başlasak da düşüş kaçınılmaz mı?
      Cevap: Daha ekonomik olup olmayacağını ya da performansımın daha yüksek olup olmayacağını kestirmek güç. Başlarda o kadar düşük pace için ya çok yavaş koşmam ya da araya yürüme molaları eklemem gerekirdi. İlk durumda rahat ettiğim en yavaştan da yavaş koşmaya zorlamak beni yorabilir, ikinci durumda da zihinsel olarak daha yarışın başında yürüyor olmak motivasyonumu düşürebilirdi. Even pace denemeyi isterim bir gün. Ama 110-120 km sonrasında hala aynı pacete koşabilmek çok zor olur. Muhakkak yürümek ister vücut, o zaman da koşarken daha hızlı koşmak gerekir ki o da zor olacaktır. Bence bu kadar uzun mesafelerde ortalama hızdaki düşüş kaçınılmaz. Kaldı ki gece kısmında yorgunluktan başka etkenler de var.

      Soru: Yarışın sonlarına doğru nabzın ne durumdaydı? Verilerin yok ama hissedilen normale göre yüksek miydi?
      Cevap: Nabız ölçmedim. Daha yüksek olduğunu sanmıyorum. En azından öyle hissetmedim. Akisne yavaşladığım için nabzım epey düşmüştür.

      Soru: Bu gibi yarışlara hazırlanırken, yarışırken ve yarıştan sonra kendini sakatlıktan nasıl koruyorsun?
      Cevap: Bu sorunun cevabı şu üçünde: sabır, istikrar ve kendini tanıma. Sabretmeli, hızla kazanım beklememeli. Ayrıca bu yarışı koşabilecek aşamaya kadar da sabretmeli. Antrenmanlarda yavaş yavaş 4 saat koşmak gerekiyorsa buna sabretmeli. 3 gün dinlenmek gerekiyorsa ona da sabretmeli. İkincisi istikrar. Sürekli antrenman yapmak, gereken anlarda hacmi, hızı yükseltmek, doğru antrenmanları yapmak çok önemli. Üçüncüsü de kendini tanımak. Vücudunun ve zihninin nelere katlanabileceğini bilmek, hangi yükün altında ezilmeyeceğini tahmin edecek kadar iyi tanımak şart.

      Umarım faydalı olmuştur.
      İyi antrenmanlar
      Mert

      Cevapla
      • Oğuzhan Emre Singer

         /  18/11/2016

        Doyurucu cevapların için geç de olsa teşekkür ederim.

  9. selcuk

     /  18/11/2016

    Mert , bu kadar uzun koşulardan, yoğun antremanlardan sonra aşil tendonunda aşırı yüklenmeye bağlı tendinit problemi yaşadın mı ? kendini nasıl koruyorsun ?

    Cevapla
    • mertderman

       /  18/11/2016

      Merhaba,
      Açıkçası yarışlardan sonra pek yaşamadım. Ancak koşu yaşamımın ilk dönemlerinde hız çalışmaları yaparken veya tepe tırmanışları içeren zorlu antrenmanlarda başıma gelmişti. Bu da ayağın o kısmını hazır olmadığı hıza, mesafeye, eğime veya genel anlamıyla zorlanmaya tabi tutmakla alakalı olmalı. Sanırım vücuda mesafeyi yükledikçe, güçlenme ve esneme çalışmaları yaptıkça daha az başına geliyor insanın.
      İyi antrenmanlar,

      Cevapla
  1. Black River Run 100 Miles yarışında bir Ankyra’lı | Ankyra Spor Kulübü
  2. Festival des Templiers – Endurance Trail 100 km | Ritim
  3. Bölüm 54 – Geri Mi Dönüyoruz Ne? – Koşturmaca
  4. 2016 özeti ve 2017′e bakış | Ritim
  5. Bir Kitap, Bir Yarış, Bir Haber | Ritim
  6. İznik Ultra 140K Yarış Raporu | Ritim

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: