İmkansıza Adım Atmak

tedx youth logoTED konuşmalarını duymayan yoktur herhalde. 15-20 dakikalık ilham verici, çarpıcı bilgilerin paylaşıldığı konuşmaları hepimiz internet aracılığıyla izleyebiliyoruz. TED toplantıları çok az sayıda yapılıyor ve konuşmacılarını çok özenle seçiyorlar. Konuşmaların içeriğine ve sunuma çok önem veriyorlar ve sıkı kuralları var. Bu etkinlikler dünyada çok az sayıda düzenleniyor ve izleyici olarak katılmak bile gerçekten çok zor. İnsanların bu yaklaşıma çok ilgi duyduğunu gördüklerinden kendi kurallarına uymak koşuşuyla ve bir lisans vererek TedX adı altında bağımsız organizasyonlar düzenlenmesine de izin vermişler. Bu tip organizasyonların sayısı hızla artıyor. Türkiye’de de çok sayıda düzenlenmeye başladığını görüyoruz TedX etkinliklerinin.

Bir halka daha genişleterek TedxWomen ve TedXYouth gibi daha küçük gruplara da etkinlik şablonları üretmişler. Bilkent Lisesi öğrencileri de birkaç yıldır TEDxYouth@BLIS adı altında bir TedXYouth etkinliği düzenliyorlar. Öğretmenlerinin kılavuzluğunda tüm organizasyonu öğrenciler yapıyor. TEDxYouth@BLIS, bu yıl da 25 Şubat’ta düzenlendi. Organizasyondaki öğrenciler benden de bir konuşma yapmamı istediler. Çarşamba günü akşam 15 dakikalığına sahnelerini bana ayırdılar. Koşmak ve dayanıklılık sporları hakkında bilgi vermeyi ve az da olsa kafa karıştırmayı, sorgulatmayı hedefleyen bir konuşma hazırladım. Umarım hedefine ulaşmıştır.

Konuşmanın metnini burada da paylaşırsam belki daha fazla insana ulaşabilir diye düşündüm. Konuşma tam olarak böyle olmadı belki ama hazırlanırken üzerinde çalıştığım halini aşağıda paylaşıyorum.
Yazının devamı …

Maraton Hedefi Belirleme ve Sonuç Tahmini

Runtalya 2013'de hesaplar

Runtalya 2013’de hesaplar

Ironman Kopenhag ardından biraz dinlendikten sonra maraton hazırlığına başlama vakti gelmişti. Aklımda geçen seneden beri bir hedef vardı, 3 saatin altında bir maraton koşabilmek. Running For Fitness sitesini açtım, “calculations” bölümünden, “race paces” menüsüne oradan da “race predictor” ekranına ulaştım. Mesafe olarak maratonu seçtim ve 2:58:00 değerini girdim. Yaşımı seçip hesaplamayı tamamladım. 5K için 18:36, 10K için 38:42, 15K için 59:17 ve yarı maraton için 1:25:04 değerlerini gördüm, bir yere kaydettim. Demek ki hazırlık yolunun bir yerlerinde bu dereceleri yapabilirsem kafamdaki maratonu koşabilecektim. Ama bir dakika, bu yaklaşımda bir hata yok mu? Bu ve benzeri siteler aslında yakın zamanda koştuğunuz bir dereceden yola çıkarak diğer yarışlar için olası hedefleri belirlemek için kullanılıyorken ben tam tersini yaptım. Bunun nedenlerine yazının sonunda değineceğim. Ondan önce biraz yarış hedefi belirlemek ve yarış sonucu tahminleri yapmakla ilgili biraz konuşalım.

Yazının devamı…

2014 özeti ve 2015′e bakış

Ironman Kopenhagİnsan, yaşı ilerledikçe zamanı daha hızlı akıyormuş gibi algılıyor sanırım. Yine bir senenin sonuna geldiğimizi fark ettiğimde ilk aklıma gelen bu oldu. Yakın zamanda bir yerlerde okumuştum, zamanın daha hızlı geçiyormuş gibi hissetmemizin bir nedeni de yaşlandıkça yeni şeyler öğrenmiyor, çarpıcı ve bizi etkileyen yeniliklerle karşılaşmıyor olmamızmış. Oysa ben 2014 yılı içinde birkaç çarpıcı an yaşadım ve çokça yeni şey öğrendim. Zaman akışı algımız ile ilgili benim düşüncem ise şu: eğer ileri bir tarihte önemli bir şey yapmayı planlıyor ve o tarihi bekliyorsan hızla kendini o noktada buluyorsun, sonrasında da hemen bir sonraki plan sırada beklediğinden hız hiç azalmıyor.
Yazının devamı…

Koşu Forum

Koşu forum logoAşağıdaki yazı Aykut Çelikbaş tarafından yazılmıştır. Yaklaşık bir ay önce kullanıma açtığımız Koşu Forum‘dan söz edecek, tanıtımını, anlatımını yapacaktım ama aklıma Aykut’un bunu Facebook’ta çok güzel yaptığı geldi. Ben de onun tanıtım yazısını aynen buraya taşımayı tercih ettim.

Uzun yıllardır sıkı bir forum kullanıcısı olarak her zaman Türkiye’de sadece koşuya özgü bir forumun eksikliğini hissetmiştim. Bu konuda geçen seneden beri Mert (bu ben oluyorum :)) ile fikir alış verişi yaparken sonunda bunu Koşu Gazetesi’nde uygulamaya karar verdik. “Verdik” diye çoğul konuşuyorum ama Mert yazılım tarafında işin o kadar büyük bölümünü yaptı ki bana pek bir iş düşmedi. Sonuçta Raidlight Türkiye’nin de desteği ile bunu hayata geçirdik.

Yazının devamı…

9 ile Biten Yaşlar

39-40İnsanlar, yaşlarının onluk hanesi değişeceğinde farklı bir anlam arayışına giriyorlarmış. Bu anlam arayışları arasında her türlü konu var. Örneğin, bir online ilişki arayışı sitesinin 8 milyon erkek kullanıcısının verilerinden evlilik dışı ilişki arayanlara dair çizilen grafikte 39, 59 ve özellikle 49 yaşın oldukça öne çıktığı görülmüş. İşin ilginç yanı şu; hayatın anlamını sorguladığınız bir dönemdeyseniz bunu iki şekilde yapmanız mümkünmüş: uyumlu (yani anlam bulmanızı kolaylaştıracak yönde) veya uyumsuz (anlam bulma ihtimalini azaltır biçimde). Uyumsuz için en büyük örnek intihar. Enteresan bir şekilde istatsistiklere göre 9 ile biten yaşlardaki intihar oranları da oldukça yüksek. Peki ana konusu koşu olan bu sitede bu konunun işi ne?

Yazının devamı…

Triatlon Federasyonu Yarışlarını Atlatma Kılavuzu

Bir sezon bitti. Bu yıl içinde triatlona merak salan, cesaret eden birçok insan duydum. Bu sporcular muhtemelen 2015 sezonunda federasyon yarışlarına katılarak triatlon dünyasına adım atacaklar. Türkiye’de federasyonun düzenlediği triatlon yarışlarında eksikler vardır ve sorunlar yaşanmaktadır. Bu yarışlara ilk defa katılacaklar için deneyimlerden oluşturulmuş bir kılavuz hazırlamak istedim. Aklıma geldikçe veya sizlerden gelenlerle güncellemeye çalışacağım.

Yarışa kayıt

  • Çevrimiçi (online) kayıt sistem vardır ama her seferinde bir sürü detayı sizin girmeniz beklenir. Kaç defa kaydolduğunuzun bir önemi yok. Geçmiş verileri kullanamıyorlar.
  • Kayıt formu kafanızı karıştırabilir. Dert etmeyin sorun sizde değil, formda. Sakince elinizden geleni yapmaya çalışın.
  • Yanlış bir kategori seçmek yasak. Hata yaparsanız değiştirmek mümkün değil. Hatta yarış toplantısı öncesi kayıt onayı sırasında çok ciddi azar işitmeye hazır olun.

Yazının devamı…

Garmin 910XT mi Garmin Fenix2 mi?

Fenix2Uzunca bir süredir Garmin 910XT kullanıyorum. Aklımda hep detaylı bir inceleme yazısı yazmak vardı ama bir türlü fırsat bulamadım. Aslına bakarsanız artık her saat için detaylı inceleme yazıları yazmak da anlamlı gelmiyor. Zaten teknoloji hep bir öncekinin üzerine yeni özellikler eklenerek ilerliyor. Her seferinde aynı özelliklerden bahsetmek biraz garip oluyor. Zaten dünyada bu işi (çok çok iyi) yapan insanlar da var. Onların inceleme yazıları İngilizce oluyor ama şöyle bir göz atınca saat hakkında genel bir fikir edinebiliyor insan. Hem bu nedenlerle hem de bir türlü fırsat bulamadığımdan 910XT hakkında bir inceleme yazmadım. Son günlerde bir arkadaşımdan ödünç aldığım Garmin Fenix2 saati kullanıyorum. O saati kurcalamakta olduğumu duyanlar 910XT ile karşılaştırmalı sorular sormaya başladılar. Hatta aynı kategoride gibi görünen Suunto Ambit ile karşılaştırmalı sorular soranlar da oldu. Suunto kullanmadım ve sadece okuduklarıma dayanarak cevap vermek istemem ama 910XT ve Fenix2 hakkında karşılaştırmalı olarak neler düşündüğümü kısaca yazmak istedim.
Yazının devamı…

Ironman Copenhagen Yarış Raporu

IM Copenhagen madalyaEvet, 24 Ağustos pazar akşam üzeri saat 18:40 civarında Kopenhag şehir merkezinde gözlem gerçekleşti ve dalga fonksiyonu bir gerçekliğe çöktü. Bu, ilk uzun mesafe triatlonumda (Ironman yarışımda) bitiş çizgisini 11 saat 5 dakika 3 saniyede geçtiğim gerçeklikti. Ankara’dan yola çıkıp başlangıç noktasına ve anına kadar geçirdiğim yolculukta ve sonrasında tüm gün süren aktivite sırasında oluşabilecek yüzlerce, binlerce olası şeyden bazıları yaşandı ve geçen yıl kayıt işlemi ile başlayan bu macera bu şekilde bitti. Kafamda hep “bisikletten inince bu yarış bitecek” düşüncesi vardı. Gerçekten de koşmaya başladığımda bitirmiş kadar heyecanlandım. Ama koşuda zaman ilerledikçe işin hiç de öyle olmadığı ortaya çıkacak ve sonlarda işler biraz zorlaşacaktı. Aşağıda önce fazla detaya girmeden yarış öncesini ve yarışı, sonrasında da hazırlık dönemimi paylaşmaya çalışacağım.

Yazının devamı…

Bir Şampiyonun Yolculuğu

Kitabın kapağıİlk Ironman yarışıma az bir zaman kala yarışın havasına daha iyi girebilmek, kendimi motive etmek ve dinlendiğim zamanlarda endişeden, stresten uzak kalmak için bu yarışla ilgili bir kitap okumaya karar verdim. Bu konuda ve bu amaçlarla okunabilecek çok sayıda kitap var. Amazon’da dolanırken Chrissie Wellington‘ın otobiyografisine rastladım. Hakkında bir şeyler biliyordum ve bu bildiklerim yaşam hikayesine duyduğum merakı pekiştiriyordu. Görür görmez almaya karar verdim. Kindle’ın en güzel yanı aldığınız kitabı anında okumaya başlayabilmeniz. Hemen okumaya koyuldum. Aslında okuması oldukça kolay, sıkıcı olmayan bir dili var ancak ben zaman planlaması nedeniyle birkaç gün içinde tamamlayabildim. Aşağıda kısaca kitaptan bahsedeceğim.

Yazının devamı…

Asics DS Racer 10

Asics Ds Racer 10Bir önceki incelemede Asics modellerini denemeye başladığımdan söz etmiştim. Bu sefer söz edeceğim ayakkabı Asics DS Racer 10. Bu on rakamını görünce ilk akla gelen, modelin onuncu versiyonu olup olmadığı. Çok net bilmiyorum ama sanırım öyle. Bizim için önemli olan bu son versiyon ama eğer model bu kadar uzun bir yol kat ettiyse oldukça iyi bir noktaya ulaşmış olmalı. DS Racer 10 (Dsr) adından da anlaşılacağı üzere bir yarış ayakkabısı. Yani uzun mesafe yol yarışları için tasarlanmış hafif ama görece az dayanıklı ayakkabı ailesinden. Her ne kadar “uzun mesafe yol yarışları” dense de bu tip ayakkabılar genellikle amatör koşuculara “10 kilometreden uzun giymeyin” uyarısı ile satılır. Bu bence Dsr için de geçerli. Aşağıda bu ve benzer Dsr deneyimlerimi çok uzatmadan yazmaya çalıştım.

Yazının devamı…

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 185 takipçiye katılın